|
|
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla
VEDA HUTBESİNİ DİNLEMEK İÇİN

Eşimizi,dostumuzu akrabalarımızı namaz konusun da uyaralım yarın ahirette ''Sen kılıyordun ama beni hiç uyarmıyordun'' sözünü duymamak için elimizden geldiğince, tatlı dille namazın önemini anlatalım inşaALLAH.
Kulaklarin Ezanı Duymuyorsa
Nefsine Yeniliyorsan
Vazifeni Erteleyip
Nasipsizlik Ve Gaflete Koşarak
El Açıp Kucaklayıp Varıyorsan.
bak bu Yazı Gözüne İlişti ise
Ve Hala Sağsan Soluk Alıp Veriyorsan
Yüce Mevlam Sana Merhamet Ediyor.
hadi Kalk Aksatma,erteleme Vesveseye Kapılma.
çık Rabbinin Huzuruna Vazifeni Eda Et
İste Rabbinden Duanla.
BİR DEMET HADİS-İ ŞERİF
EVLADINA KUR'AN-I KERİM'İ ÖĞRETEN BABAYA KIYAMET GÜNÜ SULTAN TACI GİYDİRİLİR

DİN KARDEŞİ BİR MÜSİBETE UĞRADIĞINDA ONU TAZİYE EDENE ALLAHU TEALA KIYAMET GÜNÜ KERAMET ELBİSELERİ GİYDİRİR
HARCADIĞIN PARALARIN EN FAZİLETLİSİ, AİLENE HARCADIĞINDIR
BİR HAYIRLI İŞE VESİLE OLAN KİŞİ, O İŞİ YAPAN KADAR SEVAP KAZANIR
MERHAMET ETMEYENE (ALLAH KATINDA) MERHAMET OLUNMAZ
İNSANLARA TEŞEKKÜR ETMEYEN,ALLAH'A ŞÜKRETMİŞ OLMAZ
İNSANLARIN AYIPLARINI ARAŞTIRISAN, ONLARIN BOZULMASINA SEBEP OLURSUN
İNSAN GÜZEL AHLAKI İLE,GECEYİ İBADETLE GEÇİREN DERECESİNE ULAŞIR
MİZANDA, GÜZEL AHLAKTAN DAHA AĞIR HİÇBİR ŞEY YOKTUR
SİZDEN BİRİNİZİN HANIMI MESCİDE GİTMEYE İZİN İSTEDİĞİNDE ONA ENGEL OLMASIN
KÜÇÜĞÜMÜZE ACIMAYAN VE BÜYÜĞÜMÜZÜN HAKKINI TANIMAYAN BİZDEN DEĞİLDİR
ASIL ZENGİNLİK MAL ÇOKLUĞU DEĞİL,GÖNÜL ZENGİNLİĞİDİR
RESULULLAH'IN (s.a.v.) DUA İLE İLGİLİ SÖZLERİ
"Allah katında, duadan daha kıymetli bir ibadet yoktur."
2- "Kulun, Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir. Onun için secdede duayı çoğaltın."
3- "Dua ettiğinde, duasının kabul edilmesinde en ufak şüphe bulunmayan üç kişi vardır: Zulme uğrayan mazlumun duası, misafirin duası ve babanın çocuğuna olan duası."
4- "Kim, Müslüman kardeşinin arkasından dua ederse, melekler, dua eden kişi için de "Âmin! Aynısı sana da olsun!" derler
YÂ RABBİM
Biz her seferinde SENi unutsakta, biliyoruz ve hissediyoruz ki SEN hiçbir zaman bizi unutmadın! Bazen oluyor ki geç hatırlıyoruz SENi... Kafamızı duvarlara vurunca, herşey geç kalmaya yakınken, yanımızdaki herkesin, hatta kendinin bile kendine yetersiz kaldığı zaman sadece SENSİN aslında bana yâr olan dediğim zaman. ALLAH'ım AMENTÜ esaslarıyla açıyorum yüreğimi... SANA ve RASÛLÜNE!.. Beni bana bırakmamanın büyüklüğünü yaşayarak... ''Bir kulum Bana dua etmezse Bana cefa etmiş olur ama eğer Bana dua ederde Ben onun duasını kabul etmezsem Ben ona cefa etmiş olurum ki Ben kuluma hiç cefa etmem!! '' Hep bunun arkasına sığınarak açıyorum ellerimi ve yüreğimi sana doğru. Buradaki merhametin kollarına atarak kendimi seccadeye, kapanıyorum her seferinde... Senin verdiklerini sonuna kadar hakkıyla yaşamak istiyorum!.. SENi sevmek nedir?... SEN de yok olmak nedir?.. Öğret ve yaşat... Verdiğin musibetlere karşı dik durabilmeyi, acizliğimi yaşayarak nasip et ALLAH'ım... SENden başkasını gönlümden al. SENi incitecek her davranıştan beni uzak tut! Beni Kur'an a mahkum,Kur'an'ı bana hakim kıl RABBİM!...
Amin..
Rabbimiz muhtacız sana,
Huzurunda el açtık,
Affımız için dualar saçtık,
Rahman isminle Rahmet eyle,
Koyma bizi perişan halimize,
Mağfiretine muhtaç olan mücrimleriz,
Bırakma ellerimizi,
Kabul eyle dualarımızı…
Dünyadaki sıkıntılar cennetteki güzellikleri daha iyi anlamamızı
sağlar
Dünyada birçok sıkıntı yaşarız. Hasta oluruz, ateşimiz çıkar, kimi zaman bir yerimiz kırılır, çok üşürüz veya sıcaktan bunalırız. Her gün daha birçok sıkıntı verici şey başımıza gelebilir. Midemiz rahatsızlanır, yaşlandıkça cildimiz bozulur, kırışır. Annenizle babanızın gençlik resimlerine bakın ve şu andaki yüzlerini düşünün, aradaki farkı daha iyi anlayacaksınız.
Allah bu gibi eksiklikleri dünya hayatında özellikle böyle yaratmıştır. Bunların hiçbiri cennette yoktur. Dünyadaki eksiklikler düşünüldüğünde cennetin ne kadar büyük bir mükafat olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Eğer insan ölünce cennete giderse bütün bu sıkıntılardan kurtulur. Dünyada hoşunuza gitmeyen şeyleri tekrar düşünün. Sizi rahatsız eden bu şeylerden tek bir tanesi bile cennette olmayacaktır.

Cennet insanın en fazla zevk alacağı, en çok hoşuna gideceği nimetlerle hazırlanmıştır. Dünyada her insanın yediği içtiği güzel şeylerden çok daha iyisi ve güzeli, en kusursuzu orada hazırdır. Cennette insan bir daha hiç üşümez, hasta olmaz, üzülmez, korkmaz, yaşlanmaz. Etrafında hiç kötü insan olmaz. Çünkü kötüler artık cehennemde, kendi kötülüklerine layık bir yerdedirler. Cennette ise herkes birbiriyle güzel sözlerle konuşur. Küfür etmez, sinirlenip bağırmaz, birbirinin kalbini kırmaz. İlk insan olan Adem Peygamberden bugüne kadar yaşamış olan, Allah'ın, ahlakını beğendiği ve cennete layık gördüğü ne kadar iyi insan varsa artık hepsi orada arkadaştır.
Allah Kuran'da, cennette çok güzel ve büyük köşkler olduğunu, insanların buralarda büyük bir neşe ve mutluluk içinde yaşadığını, insanların her istedikleri şeyin gerçekleştiğini haber vermektedir. Aslında bütün bu anlattıklarımız ve sizin bunları okurken düşündükleriniz cennetteki güzellikleri anlatmak için çok yetersizdir. Bunlar insanın bir an düşündüğünde aklına gelen birkaç güzelliktir oysa cennetteki benzersiz güzellikler hiç bitmez.

Allah bir ayetinde, insanın isteyeceği herşeyin ve daha fazlasının da cennette verileceğini haber vermiştir. Canınızın isteyebileceği bir şey düşünün ya da gitmek istediğiniz bir yeri. Cennette bütün bu istedikleriniz Allah'ın izniyle bir anda olacaktır. Allah bir ayette cennetten şöyle bahsetmektedir:
… Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir." (Fussilet Suresi, 31)
Kuran'da cennetteki sonsuz güzellikleri anlatan ayetlerden birkaçı şöyledir:
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır... (Muhammed Suresi, 15)
İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir. (Ankebut Suresi, 58)

Adn cennetleri (onlarındır); oraya girerler, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler. Ve orada onların elbiseleri ipek(ten)dir. (Fatır Suresi, 33)
Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. (Yasin Suresi, 55-57)
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,
Yayılıp-uzanmış gölgeler,
Durmaksızın akan su(lar);
Ve (daha) birçok meyveler arasında,
Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).
Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler). (Vakıa Suresi, 28-34)
Allah cennete girmeye layık olan insanların sonsuza kadar orada kalacaklarını da ayetlerinde bildirmektedir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki Biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin halkıdırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır. (Araf Suresi, 42)
Cennetteki en büyük nimet ise, elbette Rabbimizin sevgisini kazanmış olmaktır. Bunu bilmek ve hissetmek, insanın yaşayabileceği en büyük sevinç ve huzurdur.


引用通告
此日志的引用通告 URL 是: http://neslihanyn.spaces.live.com/blog/cns!39C16C69F8BFD4AE!1669.trak 引用此项的网络日志
|